Hayvanlara Yapılan Vahşet

Hayvanlara yapılan sistematik ve sistematik olmayan vahşet aşağıdaki örneklerle sınırlı değildir.

1 – Konya Akgöl Sazlığı’nda vuruluarak öldürülmüş 6 flamingo bulundu.

2 – Geçtiğimiz günlerde Erzincan Orduevi kameralarına takılan bir vahşete tanık olduk. Bir asker, yavru bir kediye canavarca saldırdı. Görüntünün sosyal medya sayesinde yayılması ardından toplumda haklı bir infial oluştu. Devlet olaya el attı. Asker yakalanıp şartlı salıverildi.

3 – Bundan 2 gün sonra, Erzurum’da çekildiği iddia edilen bir hayvan cinayetine şahit olduk. 2 şahıs, devletin koruması altında olan öldürdükleri vaşakla poz vermiş gülümsüyorlardı.

1 – Nesli tükenmeye yakın flamingolar halihazırda hem sayıları azaldığı hem de güvenle konaklayacak yer bulmakta zorlandıkları için ülkemizde daha az görülmektedirler. Tüyleri üzerinde, kesilip pişirilmemiş halde sadece öldürülmüş bulundukları için bu katliamın sırf zevk uğruna yapıldığı açıktır.

2 – Sanık, sevgilisinden ayrıldığını ve bunalıma girdiğini ve alkollü olduğunu beyan etti. Resmi açıklamada şahsın 221 promil alkollü olduğunun tespit edildiği belirtilmekteydi. Terhisine sadece 3 gün kalan bir er olarak açıklandı. Ayrıca askerlik öncesinde uyuşturucu kaydı olduğu da söylendi.

Görüntülerde 2 nöbetçi er ile onlardan sorumlu 1 subay veya astsubay var. Olay esnasında vahşeti izlemekle yetiniyorlar. Şahsa müdahale etmiyor veya edemiyorlar. Oysa nizamiye görevi her koşulda asayişi sağlamaktır. Rütbe önemli değildir.

Uyuşturucu kaydı bulunan bir askerin orduevi görevine verilmesi imkan dahili değildir.

Olay gündüz gerçekleşmiş, gece yargıya inikal etmiş ve 221 promil alkol tespit edilmiştir. O halde olay esnasında şahsın daha yüksek bir promilde olacağı ve muhtemelen ayakta duramayacağı düşünülebilir.

221 promil alkollü bir askerin orduevi veya ordu idaresinde bir bölgede serbestçe dolaşması büyük bir güvenlik ihmalidir. Şahıs silaha da sarılabilirdi.

Gündüz gerçekleşen olay ancak gece vakti devlet büyüklerinin olayla ilgilenmesi sonucu yargıya intikal etmiştir. Bu demektir ki sosyal medya baskısı olmayasaydı güvenlik ihlali ve vahşetten haberimiz olmayacaktı. Sadece bir kamera kaydıyla öğrendiğimiz bu olay dışında yaşanılan vakalar var mı yok mu bilemiyoruz.

3 – Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, soyu tükenmekte olduğu için avını yasakladığı ve koruma altına aldığı bir hayvan öldürülüyor. Devlet her an her yerde olamaz. Ancak koyduğu şartın ihlali halinde gereken en ağır cezayı verecektir. Nesli tükenmekte olan bu vaşak turizm için bir sebeptir. Bilim için paha biçilemezdir. Yaşam için söyleyecek söz dahi bulamıyoruz.

Vaşak’ın katilleri devlet malına zarar vermişlerdir. Yasayı çiğnemekle kalmayıp toplumda infilae neden olmuşlardır. Dolayısıyla işlenen suç kabahatler kanunu dahilinde değerlendirilmemelidir. Devlete karşı işlenmiş bir ağır suç olarak kabul görmelidir. aksi takdirde nesli tükenmek üzere olan bir hayvanı öldürüp, 300 TL ceza ödeyip serbest kalacaklardır. Bu sonuç ise diğer hayvanların, yaşam biçimlerinin yok edilmesi anlamına gelir.

Hayvanları korumanın yolu ağır, caydırıcı cezalarla birlikte toplumun bilinçlendirilmesidir. Kuş gribi yüzünden kanatlı hayvanların itlaf edildiğini ve ardından onları yiyecek tavuk olmadığı için kenelerin nasıl salgın hastalığa yol açtığını hatırlayın. Yaşam her canlıya ihtiyaç duyar.

Hayvanlara zarar vermek, uygarlaşmakta zorluğu çekenlerin kendilerini tatmin yöntemidir. Hastalıklı ve toplum için yüksek tehlikeli bir durumdur. Bir gün katledecek hayvan bulamadıklarında ne yapacaklarını söylemek gereksiz. Amaç, can almak acı çektirmektir ve bu durum toplumun önünde en büyük tehdittir. Kurbanları tükendiğinde yeni alanlara yönelmeleri şaşırtıcı olmayacaktır.

Toplumun huzuru ve geleceği için hayvan yaşamına saygı en temel gerekliliktir.

Ne Allah, ne Türk Milleti ne de hayat hiç birini affetmeyecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here