Damla Sakızının Faydaları

Latince adı Pistacia lentiscus (kabaca çiğnenen yemiş) olan sakız ağacı ülkemizde Batı Anadolu bölgesinde yetişir. Akdeniz bitkisidir. Sumak ve Antep Fıstığı ağaçlarıyla aynı ailedendir. Sakız Adası adını bu ağaçtan alır. Adanın en büyük özelliği, tabiatının bu Sakız ağacının yetişebilmesi için mükemmel olmasıdır.
Kışın yapraklarını dökmeyen, 1 ila 3 metre kadar uzayabilen, sık dallı, çalı formunda bir ağaçtır. Nisan ve Mayıs ayları arasında açan çiçeklerinin rengi yeşile çalar.
Dayanıklı bir gövdeye sahip Sakız ağacının siyaha çalan kırmızı meyveleri ve daha önemlisi kendine özgü reçinesi.

Damla Sakızı adı verilen bu reçine içinde uçucu yağ, mastisik asit, mastisin ve acı maddeler bulunmaktadır.
Balgam sökücü, diş eti kuvvetlendirme, ağız kokusu giderme gibi sağlık için kullanıldığı gibi yapıştırıcı, cila ve parfüm yapımı için sanayide de kullanılır.
Yiyecek olara tatlı, muhallebi, sütlaç, sakız, Türk kahvesi ile kullanıldığı gibi rakı (mastika) yapımında da kullanılır.
Sakız, mide ülseri ve kanserine yol açan bir çeşit bakteri olan Helicobacter pylori’ye karşı oldukça etkilidir. Mide kanaması, mide kanseri gibi rahatsızlıklarda tedavi edici özelliği tıp dünyasında kabul görür.
Sakız ağacı oldukça zor koşullarda ve belli tek bir ekolojik ortamda yetişebilmektedir. Reçinesini tam performansıyla vermesi için dikildiğinden itibaren 8 yıl geçmesi gerekir. Ülkemizde sayıları hızla azalan Sakız ağaçları artık korunmaya muhtaç hale gelmiştir. Yunanistan’ın Sakız Adası’nda özenle korunan ağaçlardan elde edilen sakız ise hemen tüm dünyaya ihraç edilmektedir.

Kendine özgü nefis koku ve tadıyla benzersiz ve şifa içeren damla sakızı doğal olarak zaman zaman altından daha pahalıdır.

Çünkü denizden sürekli eserek nem taşıyan  ılık rüzgarlara ihtiyacı vardır.

Çünkü hormonlusu henüz yapılamadı.

Çünkü ilk bir damla sakız alabilmek için yıllarca sabretmek gerekir.

Çünkü binlerce yıl insanoğlunu mide ve diş eti rahatsızlıklarına karşı korudu.

Çünkü sadece Akdeniz’de yetişir.

Çünkü Akdeniz ülkelerinde kıyılarda yetişen bu ağaçlar yok edilerek insanlara yer açılmaktadır.

Çünkü insanoğlu her ne kadar laboratuvar ürünü ilaçlar kullansalar da bu ilaçların ham maddelerinin doğadan elde edildiğini unutmuş bulunmaktadır.

Tek yorum yapılmış

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here